Arkeologlar Derneği Genel Merkezi Binasının Kültür Bakanlığı'nın Talimatıyla Yıkımı

BASIN AÇIKLAMASI



Atatürk Kültür Merkezi 2 no'lu alanda yeralan Arkeologlar Derneği Genel Merkezi, Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay’ın talimatıyla, Derneğimize herhangi bir resmi bildirim yapılmadan, polis nezaretinde Ankara Büyükşehir Belediyesi ekipleri tarafından 01.07.2008 tarihinde yıkılmıştır.

Onbeş yıldır Derneğimiz Genel Merkezi olarak kullanılan bina, kapısı kırılarak içindeki tüm eşyalar, kitaplar, dergiler ve resmi evrağın bulunduğu klasörler ve defterler gelişigüzel bahçeye atılarak, bina iş makinaları ile yıkılmıştır. Yönetim Kurulumuz üyelerine istenildiği her an ulaşılması olanak dahilinde iken, ne yazık ki, hiç kimseye haber verilmemiş ve bütün bu olaylardan sonra,Yönetim Kurulumuz sözlü olarak haberdar edilmiştir.

İyi niyetli olarak gerçekleştirilmediği çok belli olan bu yıkımın sadece, Ülkemizin doğal ve kültürel mirasının korunmasına hizmet eden Arkeologlar Derneği'ne yönelik olmadığı, tüm Sivil Toplum Örgütlerine karşı yürütülen sistemli bir sindirme ve baskı politikasının ürünü olduğu kanısıyla, Yönetim Kurulu olarak bu üzücü durumu üyelerimize ve kamuoyuna duyururuz.

Yönetim Kurulu Adına
Kubilay ÖZKUL
Başkan Yardımcısı





Yıkım anını ve sonrasını gösteren fotoğraflar için tıklayınız









TAPINAKTAKİ KAZAN: BURMALI SÜTUN

Bugün Sultanahmet meydanında etrafı metal parmaklıklarla çevrili alanda duran İstanbul’un en eski Klasik Dönem eseri Burmalı Sütun açık hava koşullarında her geçen gün biraz daha tahrip oluyor. Burmalı sütun, Delfi’deki 2 bin 500 yıllık Apollon tapınağına sunulan üç ayaklı altın kazanın parçası olan İstanbul’daki nadide eserlerden biri.




Gülbahar BARAN ÇELİK  Arkeologlar Derneği İstanbul Şubesi
Yönetim Kurulu Üyesi / Genel Sekreter


Burmalı Sütun Fotoğraf Galerisi




İstanbul’un “tarihi yarımada”sında, Sultanahmet  Meydanı’nda (Hipodrom-At Meydanı) bulunan Burmalı Sütun, İstanbul’un Klasik Dönemi’nden günümüze kadar gelen en eski anıtıdır.

Burmalı Sütun, Yunan kent devletlerinin,  kendi ülkelerinde Persler’e karşı yaptıkları son büyük meydan savaşı olan Plataiai Savaşı’nda (MÖ 479), kazandıkları zafer adına buradan elde ettikleri ganimetlerle yaptıkları ve Delfi’deki Apollon Tapınağı’na MÖ 478-477 yılında sundukları üç ayaklı altın kazanın bir parçasıdır. Alt ve üst kısmı kırık sütunun yüksekliği 1970 yılına ait bir yayından* öğrenildiğine göre 535 cm ’dir. Sütunun bugün 29 kıvrımı mevcuttur.

Devamı için...




Hierapolis Kastabala Örenyeri ve Kalesi (Son Durum)

27.04.2008

Kastabala Antik Kenti yakınlarında Çimento Fabrikası kurulacağı duyumları sonucunda, Başta Prof. Dr. Halet Çambel-Murat AKMAN ile birlikte sivil toplum kuruluşları Arkeologlar Derneği İstanbul Şubesi, Karatepe-Aslantaş Koruma Derneği, Çukurova Doğa Derneği, Mimarlar Odası Adana Şubesi, Şehir Plancıları Odası Çukurova Şubesi, İnşaat Mühendisleri Odası Adana Şubesi, ÇEKÜL Vakfı Adana İl Temsilciliği ve basın doğal ve kültürel mirasın korunması amacıyla girişimde bulunmuş, sit alanı sınırlarının yeniden gözden geçirilmesi gerekliliğine dikkat çekmiştir.

Adana Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’nun söz konusu alanda yaptığı incelemelerde, Kastabala Antik Kenti yerleşimine ait arkeolojik izlerin mevcut sit alanı sınırları dışına yayılım gösterdiği anlaşılmış, sit alanı sınırlarının yeniden belirlenmesine karar verildiği öğrenilmiştir.  

Hierapolis Kastabala Örenyeri ve Kalesi                                      

Çukurova’nın en görkemli tarihi arkeolojik kültürel değerlerinden olan Osmaniye ilindeki Kutsal Şehir Hierapolis Kastabala Örenyeri ve Kalesi’nin bugün hayati bir tehlikede olduğu öğrenilmiştir.

Hierapolis Kastabala, Geç Hitit dönemine uzanan Tanrıça Perasia ( Kubaba, Kybele)’nın çok eski bir kült yeridir. Helenistik ve Roma çağlarında büyük bir ün kazanmıştır. Orta Çağda Bodrum Kalesi adındaki kaleyle korunmuştur. Şehir surları, kutsal yapıları  300 m. sütunlu caddesi,  5000 kişilik tiyatrosu, stadyumu, kaya mezarları, nekropolü , tapınakları şimdiye kadar hiçbir koruma önlemi alınmamış olduğu halde 2500 yıldır ayaktadır.

                                                                       ARKEOLOGLAR DERNEĞİ İSTANBUL ŞUBESİ
                                     
              

Devamı için...







SULUKULE

Bugün yıkım tehlikesi ile karşı karşıya kalan
Sulukule’de yapılacak kentsel dönüşüm projelerinin,
Sulukuleli’nin fikirlerini gözardı eden, beklentilerini dikkate almayan bir
yaklaşımla değerlendirilmesi  yerine, tüm paydaşları ile birlikte
biçimlendirilmesi çağdaş insanın bir gereğidir...







2010 Avrupa Kültür Başkenti payesiyle sahip olduğu doğal ve tarihsel mirasın zenginliğini tüm dünya ile paylaşmaya hazırlanan İstanbul’da, kültürel mirasa ilişkin çelişkili uygulmaların sonu gelmiyor. Bunun en yeni uygulamalardan birini Sulukule Projesi oluşturuyor.

Dünya Mirası Listesi’nde yeri bulunan ve yaygın adıyla Sulukule olarak bilinen Hatice Sultan, Neslişah ve Tahta Minare Mahalleleri’nin Fatih Belediye Başkanlığı tarafından alelacele kamulaştırılması, 13 Aralık 2006 tarih ve 26375 sayılı Bakanlar Kurulu kararıyla gerçekleştirildi. 1995 yılında sit alanı olarak belirlenen Tarihi Yarımada içerisindeki Sulukule, Roma İmparatoru II. Theodosios döneminde yapılan, şehrin sınırlarını belirleyen ve koruyan kara surlarının dibinde yer alıyor. Bu Mahalleler, Bizans’ın erken dönemlerinden itibaren iskân görmüş MS 10. yüzyıldan itibaren ise İmparatorluk Sarayları’nın yer aldığı Blakhernia adıyla bilinen Yeni Saraylar Bölgesi, Hora Manastırı (Kariye Camii) ve çok sayıda açık ve kapalı Bizans sarnıcının yakınında bulunuyor. VI. Yüzyıla tarihlenen Deuteron Sarayı’nın da bu alanda olduğu düşünülüyor.

Ayrıca, Sulukule günümüzdeki sosyal ve fiziksel dokusu ile de İstanbul’un özgün kimliğinin bir parçası durumunda. 1054 yılından bu yana aynı yerde yaşayan Sulukule halkı tarihin en uzun süreli yerleşik Roman nüfusunu oluşturuyor. 1950 ve 1970’lerde yürütülen kentsel dönüşüm projelerinden kısmen etkilenen Sulukule, her ne kadar değişmiş ve bozulmuş olsa da, tarihi Osmanlı ve Türk evlerini de içeriyor.

Bugün yıkım tehlikesi ile karşı karşıya kalan Sulukule’de yapılacak kentsel dönüşüm projelerinin, Sulukuleli’nin fikirlerini gözardı eden, beklentilerini dikkate almayan bir yaklaşımla değerlendirilmesi  yerine, tüm paydaşları ile birlikte biçimlendirilmesi çağdaş insanın bir gereğidir. Buradaki sosyal ve fiziksel dokunun kültürümüzü zenginleştiren bir öge olarak algılanması ve her türlü müdahalede arkeolojik dokunun da göz ardı edilmemesi gerekmektedir. Nitekim bu tür müdahalelerde kanunlarımız, Malta sözleşmesi ve 1982 yılında imzalanan UNESCO Konvansiyonu gibi ülkemizin imza attığı uluslararası sözleşmeler de birer güvence oluşturmaktadır. Mevcut kanun ve sözleşmelerin göz ardı edilerek “günlük” politikalara hukuki altyapı kazandırma çabası, geri kazanımı mümkün olmayan kayıpların yanında kültür mirasımızı da bir kaos içine sürüklemektedir. 


  ARKEOLOGLAR DERNEĞİ İSTANBUL ŞUBESİ






Marmaray Projesi Yenikapı Arkeolojik Kazısı
100 Ada Mevkii’nde Koruma Önlemlerinin Alınması


100 Ada genel görünüm

Yenikapı kazı alanı içinde bulunan ve 100 Ada olarak isimlendirilen yerde bulunan mimari kalıntıların daha fazla tahribata açık bırakılmadan gerekli tüm önlemlerin ivedilikle alınarak çalışmalara başlanılması, en kısa sürede koruma    projelerinin hazırlanarak uygulanması gerekliliği, kültür varlıklarımızın korunması ve gelecek nesillere aktarılması açısından büyük önem arz etmektedir.

  Derneğimizin çağdaş bir Sivil Toplum Örgütü duyarlılığında, konuyu tüm ilgili ve taraflarına   duyurmuştur.

Devamı için...







Derneğin Adında Yapılan Değişlikler

1992 Kuruluş Bildirgesi: Arkeoloji ve Arkeologlar Derneği

2005 Genel Kurul Kararı: Arkeologlar Derneği

2007 Genel Kurul Kararı: Türkiye Arkeologlar Derneği

(Değişiklik için İçişleri Bakanlığı'ndan onay beklenmektedir)


Dernek genel merkezi haziran 2005 tarihli genel kurul toplantısında alınan karar ile "Arkeoloji ve Arkeologlar Derneği" ismini "Arkeologlar Derneği" olarak değiştirmiştir. Dernek genel merkezi Haziran 2007 tarihli genel kurul toplantısında Arkeologlar Derneği isminin "Türkiye Arkeologlar Derneği" olması konusunda girişimde bulunmaya karar verilmiştir.







Ana Sayfaya Dön









O otel yıkılıyor

'Yok' denilen Bizans sarayı 'temel' oldu!

Tarihi sarayı kepçeyle yıktılar!

Tarih tanımazlık dediğin böyle olur

Bizans Sarayı'nda kepçeyle yıkım!









<


ŞUBAT 2012

Pzt Sa Çar Per Cu Cts Pz
     
    1 2 3 4 5
6 7 8 9 10 11 12
13 14 1516 17 18 19
20 21 22 23 24 25 26
27 28 29






İznik Gezisi

27 Haziran 2010

Program

Kırklareli-Vize Gezisi

20 Aralık 2009

Fotoğraflar yüklendi...