DUYURU
Marmaray Projesi Yenikapı Arkeolojik Kazısı
100 Ada Mevkii’nde Koruma Önlemlerinin Alınması
Yenikapı kazı alanı içinde bulunan ve 100 Ada olarak isimlendirilen yerde bulunan mimari
kalıntıların daha fazla tahribata açık bırakılmadan gerekli tüm önlemlerin
ivedilikle alınarak çalışmalara başlanılması, en kısa sürede
koruma projelerinin hazırlanarak uygulanması gerekliliği, kültür
varlıklarımızın korunması ve gelecek nesillere aktarılması
açısından büyük önem arz etmektedir.
Derneğimizin çağdaş bir Sivil Toplum Örgütü
duyarlılığında, konuyu tüm ilgili ve taraflarına
duyurmuştur.
ARKEOLOJİ ve ARKEOLOGLAR DERNEĞİ
İSTANBUL ŞUBESİ
Sayı: 07/48
Konu: Marmaray Projesi Yenikapı Arkeolojik Kazısı
100 Ada Mevkii’nde Koruma Önlemlerinin Alınması
T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı İstanbul IV Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğüne
İSTANBUL
Gebze-Haydarpaşa, Sirkeci-Halkalı banliyö hattının iyileştirilmesi ve Demiryolu Boğaz Tüp Geçişi, Tüneller ve İstasyonlar İnşaatı projesi olan Marmaray Projesi kapsamında yer alan Yenikapı İstasyonu inşasına yönelik arkeolojik kazı çalışmaları, 2004 Kasım ayında başlamış olup, halen devam etmektedir. Yenikapı kazı alanı içerisinde 100 Ada olarak anılan kısımda ise çalışmalar 2005 Aralık ayında tamamlanmıştır.
Sözü geçen alanda İstanbul’un tarihi için çok önemli kalıntılar ortaya çıkarılmıştır. Basın–yayın yoluyla artık dünyadaki birçok bilim insanının haberdar olduğu kazı alanında, aralarında büyük bir olasılıkla Constantinapolis’in ilk suru olan ve M.S. 323-330 yılları arasında inşa edildiği bilinen ancak bugüne kadar yeri tespit edilemeyen Constantin Suru da olmak üzere Bizans Dönemi’ne ait çok farklı devirlerde yapılmış ve farklı işlevlere sahip mimari kalıntı ortaya çıkarılmıştır. Bu surla aynı tarihlerde yapıldığı düşünülen mendirek, rıhtım ve iskele, limanın mimarisi hakkında çok önemli bilgiler vermektedir. Bunlarla beraber, 4. yy’a tarihlenen bir potern, 5.yy’da yapıldığı bilinen Theodosios sahil suru, 5-6.yy’lara tarihlenen ve depo yapıları oldukları düşünülen 2 büyük yapı kalıntısı ve tamamı Bizans’ın çeşitli dönemlerine tarihlenen 2 sarnıç tabanı, 4 odadan oluşan işlik, atık su kanalı ve birisi 4 odalı, diğeri tek odalı 2 hipoje kalıntısı ortaya çıkarılmıştır. Kazılan alanın tamamını kaplayan bu mimari kalıntılar şüphesiz çok önemlidir. Bu alanda çalışmaların son bulmasından sonra elde edilen veriler ilgili kurula sunulmuştur. Kurul üyelerince, alanda yapılan incelemeler ve görüşmeler sonucunda kalıntıların kaldırılmaması ve yerinde korunmasının gerekliliği yönünde isabetli bir karar alınmıştır.
Ancak İstanbul 4 Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü’nün, mimarilerin bulunduğu alanla ilgili restorasyon ve konservasyona yönelik çalışma yapılması kararına rağmen bugüne kadar bu kararı hayata geçirecek bir girişim gözlenmemiştir. Kurul kararına ve kazıyı yöneten İstanbul Arkeoloji Müzeleri Müdürlüğü’nün yazmış olduğu raporlara rağmen, DLH Marmaray Bölge Müdürlüğü tarafından hiçbir koruma önlemi alınmamasından dolayı, kurul raportörlerince de yerinde tespit edildiği üzere, kalıntılar da çok büyük bir tahribat oluşmuştur. Birçok duvarda çökme, çatlama ve de horasan sıvalarda dökülmeler meydana gelmiştir. Bunun yanında bütün alanı otlar sarmış ve çevredeki evlerden çöpler atılması suretiyle alan arkeolojik bir alandan ziyade bir çöplük görüntüsü almıştır.
16 Ocak 1992 tarihinde Valetta’da (Malta) imzalanan “Arkeolojik Mirasın Korunmasına İlişkin Avrupa Sözleşmesini” ülkemiz 5.8.1999 yılında imzalayarak kabul etmiştir. Malta sözleşmesi olarak bilinen bu sözleşmenin 3. maddesinin (b) bendinde yer alan
“Arkeolojik miras öğelerinin korunması, saklanması ve sınıflandırılması için uygun önlemler alınmadan bunların kazı yerinden çıkartılmaması, kazı sırasında ve sonrasında korumasız bırakılmaması” ibaresine tamamen aykırı bir durumla karşı karşıya bulunulmaktadır. Yine aynı sözleşmenin 6. maddesinin 2. bendinde “Büyük çaplı kamu veya özel bayındırlık çalışmalarında, bu çalışmalara bağlı olarak ortaya çıkacak arkeolojik her çeşit faaliyetin maliyetinin tamamının uygun kamu ve özel sektör fonlarından karşılanmasını sağlayacak önlemlerin alınmasının” gerektiği açıkça belirtilmektedir. Ülkemizin kabul ettiği uluslararası bir anlaşmanın koşullarının bir devlet kurumu tarafından dikkate alınması gerektiği muhakkaktır. 2010 yılı Avrupa Kültür Başkenti seçilen şehrimizde, çok önemli bir Arkeolojik mirasın yok sayılması, yasalara rağmen korunmasına yönelik hiçbir çalışmanın yapılmaması çok acı ve düşündürücüdür.
2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu’nun, 5226 sayılı kanunun, 4. maddesiyle değişiklik yapılan 10. maddesinde “Her kimin mülkiyetinde veya idaresinde olursa olsun, taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının korunmasını sağlamak için gerekli tedbirleri almak, aldırmak ve bunların her türlü denetimini yapmak, veya kamu kurum ve kuruluşları ile belediyeler ve valiliklere yaptırmak Kültür ve Turizm Bakanlığına aittir” ibaresi yer almaktadır. Kültür ve Turizm Bakanlığı, bu görevi, Koruma Bölge Kurullarıyla gerçekleştirmektedir. 2863 sayılı kanunun, 5226 sayılı kanunla değişiklik yapılan mülga 61. maddesinde “Kamu kurum ve kuruluşları ve belediyeler ile gerçek ve tüzel kişiler, Koruma Yüksek Kurulu ve Koruma Bölge Kurulları’nın kararlarına uymak zorundadır” ibareleri yer almaktadır. Söz konusu kanunların ilgili maddelerinde açıkça belirttiği üzere, ilgili kurulun kararının uygulanması yasal bir zorunluluktur.
İlgili kurul kararına uyularak, Yenikapı kazı alanı içinde bulunan ve 100 Ada olarak isimlendirilen yerde bulunan mimari kalıntıların daha fazla tahribata açık bırakılmadan gerekli tüm önlemlerin ivedilikle alınarak çalışmalara başlanılması, en kısa sürede koruma projelerinin hazırlanarak uygulanması gerekliliği, kültür varlıklarımızın korunması ve gelecek nesillere aktarılması açısından büyük önem arz etmektedir.
Derneğimizin çağdaş bir Sivil Toplum Örgütü duyarlılığında, konuyu tüm ilgili ve taraflarına duyurma sorumluluğu duymaktadır. Bilgilerinizi ve gereğini müsaadelerinize saygılarımızla arz ederiz. 05.12.2007
Ek 1: Fotoğraf
Doç. Dr. Necmi KARUL
Yönetim Kurulu Başkanı
Dağıtım:
Gereği : T.C. Ulaştırma Bakanlığı DLH Marmaray Bölge Müdürlüğü
T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı İstanbul IV Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü
Bilgi: T.C. Ulaştırma Bakanlığı
T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı
T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü
T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı İstanbul Arkeoloji Müzeleri
Arkeologlar Derneği Genel Merkezi
| 100 Ada genel görünüm ![]() |
|---|
| 100 Ada genel görünüm ![]() |
M.S. 323-330 yıllarına tarihlenen rıhtım, mendirek ve Constantin Suru ile 5.yy’a tarihlenen Theodosios Sahil Suru. Otların istilasına uğrayan mimari bir süre sonra gözden kaybolacak gibi. ![]() |
|


