Yenikapı Metro Kazısında Kaygı Verici Gelişmeler
Elde edilen arkeolojik bulgular ile tüm dünyanın ilgisini çeken, dünya medyasının
övgüyle söz ettiği Yenikapı Metro, Marmaray kazılarında yaşanan son olumsuz
gelişmeler, Arkeologlar Derneği İstanbul Şubesi’nin, meslektaşlarının
mağdur edilmemesi ve kültürel mirasın korunabilmesi için konuya müdahil olmasını,
sorunları kamuoyuyla paylaşmasını gerektirmiştir.
Marmaray ve Metro inşaat faaliyetlerine yönelik olarak Yenikapı’da yapılan arkeolojik
kazılarda önemli bir Bizans Limanı, İstanbul’un Bizans Dönemi’nde yapılan en
eski suru, 32 adet batık ve binlerce buluntu ortaya çıkarılmış ve ilk kez Tarihi
Yarımada’da Neolitik döneme ait bulgular elde edilmiştir. Yaklaşık 8000 yıl
öncesine ait Neolitik yerleşmenin mimari kalıntıları, ölü hediyeleriyle
gömülmüş iskeletler, çanak çömlekler, çakmaktaşı aletler,
kemik aletler ve bugüne kadar neredeyse başka hiçbir Neolitik yerleşmede bulunamamış
ahşap aletler alanda çalışan arkeologlar tarafından ortaya
çıkarılmıştır. Elde edilen veriler, 2010 Avrupa Kültür Başkenti
İstanbul’un tarihiyle birlikte, dünya kültür tarihine ışık tutmaktadır.
Kazıların bilimsel yürütücüsü olan İstanbul Arkeoloji Müzeleri,
kazı
stratejisini belirlemekle birlikte, alanda görev yapacak arkeolog, sanat tarihçi,
restoratör-konservatör, fotoğrafçı, mimar vb. uzmanların seçiminde ve
sayısında tek yetkilidir. Çalışanlar bilimsel sorumluluk olarak müzeye, özlük
hakları bakımından taşeron firmalara bağımlıdırlar.
Meslektaşlarımız müze ya da üniversite çalışanı olmadığından
“serbest arkeolog” olarak nitelendirilmekte; “serbest arkeolog” niteliği yasalarla
tanımlanmadığından, bu sıfatla çalışan meslektaşlarımız
görev, yetki ve sorumluluk bakımından büyük bir karmaşa yaşamakta ve çoğu
zaman taşeron firma ve yüklenici firmalarla karşı karşıya kalmaktadırlar.
Kurtarma kazısı adı altında yürütülen çalışmalar pazar ve resmi
tatil günleri hariç, yıl boyunca, her şartta devam etmektedir. Öyle ki Marmaray
kazısında işlerin daha çabuk bitirilmesi amacıyla yaklaşık 2 senedir vardiyalı
olarak gece de çalışılmaktadır. Arkeolojik kazının yürütülmesini
sağlayan işçilerin yönlendirilmesi ve çıkan tüm verilerin belgelenmesi gibi
çalışmaları fedakarlıkla yerine getiren meslektaşlarımızın dünya
kültür mirasına katkıdaki payları yadsınamaz büyüklüktedir. Ne yazık ki
buna rağmen bugüne kadar birçok sorunla ve karalamayla karşı karşıya
kalmışlardır. Arkeolojik kazının gereklerini yerine getirmek için çabalayan
meslektaşlarımız kazıyı yavaşlatıp uzatmaya çalışmak gibi incitici ve
karalayıcı ithamlarla karşılaşmışlardır. Bu düşüncenin ulusal
basında da yansımaları görülmüştür. Her insan gibi hayatlarını idame
ettirmek için maaşları ve özlük haklarıyla ilgili iyileştirmeler istediklerinde
‘sizin yarı maaşınıza buraya bir kamyon arkeolog dökerim’ gibi arkeolojiyi ve
arkeologları aşağılayıcı ithamlarla karşı karşıya
bırakılmışlardır.
Nitekim Taksim-Yenikapı Metro inşaatına yönelik olarak yapılan arkeolojik kazıda
çalışan serbest arkeolog, sanat tarihçi, fotoğrafçı ve restoratörler
2 ayı bulan bir süredir maaşlarını alamadıkları gerekçesiyle ve iş
kanununun verdiği hakla 8-9 Ağustos 2008 tarihinde iş bırakmışlardır.
Maaşların ödenmesiyle çalışmalara yeniden başlanmış ancak 04 Eylül
2008 tarihinde 3 meslektaşımız özlük hakları bakımından bağlı
oldukları şirkete çağrılarak “Finansal sorunlar nedeniyle işin mevcut haliyle
sürdürebilir olmaktan çıkması bunun sonucunda işin daraltılması ve işin
taşerona devri nedeniyle iş sözleşmeniz feshedilmiştir.” gerekçesiyle işten
çıkarıldıklarını öğrenmişlerdir. Meslektaşlarımızın
işveren temsilcisiyle gerek o anda gerekse daha sonraki görüşmelerinde duydukları, iş
durdurma eylemine yönelik “intikam alıcı” sözler, işten atmaların gerçek
nedenini ortaya koymaktadır.
Olayın bir diğer yönü de işten çıkarılma gerekçesi olarak
gösterilen “alan daraltmak” ibaresidir. Arkeolojik kazı yapılacak alanın
büyüklüğüne bağlı olarak alanda çalışacak arkeolog sayısına
kazının bilimsel yürütücüsü sıfatı taşıyan İstanbul Arkeoloji
Müzeleri’nin karar vermesi gerekmektedir. Ancak yüklenici firmanın arkeolog sayısının
azaltma kararında müzeyi bertaraf etmesi, kendisini tek yetkili sayması
meslektaşlarımızın ileriki günlerde, sosyal durumlarını korumak ve buna bağlı
olarak arkeoloji biliminin gereklerini yerine getirebilmekteki iradeleri üstündeki baskının
artacağı endişesini doğurmaktadır.
Yenikapı’daki son bulgular Neolitik Dönem Anadolu-Avrupa tarihine son derece önemli yeni bilgiler
sunacak niteliktedir. Kazı çalışmaları ayrıca Marmara Denizi’nin oluşum
süreci hakkında da şimdiye kadar elde edilememiş yoğunlukta bilgi sunmakta ve jeolojik
süreçlerin tarihlendirilmesinde yardımcı olmaktadır. Çalışma
alanının büyüklüğü ve önemi düşünüldüğünde
meslektaşlarımızın işten atılma kararının bu önemle örtüşmeyen
bir keyfiyetle alındığı ve işten çıkarma gerekçelerinin
inandırıcılıktan yoksun olduğu düşünülmektedir. Bu keyfiyetin arkeolojik
çalışmalarda, 4 yıllık büyük özen ve özveriyle,
ulaşılmış nitelikli seviyenin tahrip edilmesine yol açabileceği
açıktır.
Derneğimiz kültürel mirası koruma; meslektaşlarının ülke düzeyindeki
sorunlarını saptama ve ülke gündeminde tartışılır hale
getirme sorumluluğuyla girişimde bulunmayı görev bilmektedir. Bu anlamda
meslektaşlarımızla dayanışma içinde olacağımızı, konuya taraf
olduğumuzu kamuoyuna saygı ile duyururuz.
Arkeologlar Derneği İstanbul Şubesi
08 Eylül 2008