İmalat-ı Harbiye Usta Mektebi'nin Yeniden İnşaası

 

Bir 19. yy yapısı olan İmalat-ı Harbiye Usta Mektebi, Meclis-i Mebusan Caddesi’nin batı kenarındaki eğimli araziye Mimar Sinan Üniversitesi yönetimi tarafından yeniden inşa edilmek istenmektedir. Söz konusu mektep binası 1957 yılında yol açma çalışmalarında yıkılmıştır, bina kısmen Meclis-i Mebusan Caddesi’nin geçtiği yerde, kısmen de caddenin batısındaki eğimli arazide bulunmaktaydı. Bu durumda günümüzde binanın tümüyle yeniden yapılması imkansızdır, çünkü yeterli arazi kalmamıştır. Ayrıca geçerli olan imar planında alan "arkeolojik park" olarak gösterilmiştir.

Semavi Eyice “Bizans Devri’nde Boğaziçi” kitabında söz konusu arazide Bizans kalıntısı olabileceğine işaret etmektedir. Bunun üzerine Üniversitenin Rektörü Prof. Dr. Yalçın Karayağız da Taraf Gazetesi’ne verdiği mülakatında, “Semavi Eyice orada bir Bizans Kilisesi’nin kalıntılarının olabileceğini ifade ediyor. Burada bir soru işareti var. Resimde görülen 19. yüzyıl İmalat-ı Harbiye Usta Mektebi’nin tonoz temelleridir. Orada Bizans kalıntısı yok, oradan çıkabilecek tek şey Tophane Lüleleri olacaktır.” demiştir. Öncelikle Prof. Karayağız’ın kendi alanı dışındaki bilimsel bir konuda yukarıdaki açıklamayı yapması büyük bir talihsizliktir.

Nitekim, bu açıklamaların ardından İstanbul Arkeoloji Müzeleri denetiminde başlatılan kazılarda, M.S. 6.-7. yüzyıllara tarihlenen buluntular belgelenmiştir. Söz konusu buluntular arasında olasılıkla bir yapı kompleksinin parçası olabilecek bir hamama ait kalıntılar, mermer bir lahit, çok sayıda sikke ve kandil açığa çıkarılmıştır. Henüz alanın büyük bir kısmı kazılmadığı halde şu ana kadar ele geçenler, tarihini çok az bildiğimiz İstanbul için son derece önemli birer veri kaynağı niteliğindedir. Çünkü, kent içinde üzerinde yapı stoğu bulunmayan ve arkeolojik dolgu içeren, dolayısıyla o kentin geçmişi üzerine arkeolojik yöntemlerle bilgi elde edilebilecek bu türden araziler pek azdır.

İmalat-ı Harbiye Usta Mektebi’nin, kent arkeolojisi için son derece önemli bu alana inşa edilmek istenmesi, meslek etiği açısından da kabul edilebilir değildir. Bünyesinde Arkeoloji, Sanat Tarihi, Mimarlık gibi ilgili bölümleri bulunduran Mimar Sinan Üniversitesi arkeolojik alan üzerinde inşaat yapan, kültür varlıklarını tahrip eden bir kurum olarak değil, bu alanlarda bilimsel araştırmalar yapan, koruma önlemlerini alan ve ortaya çıkan kültür varlıklarını ilgili bilimsel araştırmaların sonuçları ile birlikte toplumun kullanımına açan bir üniversite olarak varlığını sürdürmelidir. 

Arkeologlar Derneği İstanbul Şubesi, 23 Temmuz 2013